Regina Kiraz Fidanı - Yarı Bodur - Tüplü

Regina Kiraz Fidanı - Yarı Bodur - Tüplü
Ürün Kodu: 001001001018
Stok Durumu: Ön Sipariş
KDV Dahil: 25.00TL
KDV Hariç: 24.75TL
Miktar:  
   ya da   
0 yorum  0 yorum  |  Yorum Yap

REGINA

Yarı Bodur (Maxma)– Sertifikalı

Orjini

Almanya

Ağacı

Yarı dik, kuvvetli, oldukça verimlidir.

Meyvesi

İri, uzun ve kalın saplı

Meyve eti

Kırmızı renkli, sert, sulu, aromatik ve tatlıdır.

Derim

Geçci, Kirazların VI. Haftası; Temmuzun 2-3. Haftası

Kabuk rengi

Koyu kırmızı siyah arasıdır.

Tozlayıcılar

Starks Gold, Kordia, Karina, Summit, Sam, Schneiders Spate Knorpelkirsche

Diğer

Ağaçları kuvvetli ve güçlüdür piramit şeklinde büyür. Dallar yayvan ve aşağı doğru eğiktir. Çiçeklenmesi oldukça geçtir.

 

BODUR MEYVENİN AVANTAJLARI

Bodur anaç kullanımı en çok elma ve armutlarda olmakla beraber son yıllarda kiraz ve erik için de kullanılmaya başlanmıştır. Bodur ve yarı bodur meyve yetiştiriciliği çöğür anaçlarından elde edilen eski tip standart meyve yetiştiriciliğine göre çok büyük avantajlar sağlar. Bunları sırasıyla sayacak olursak;

  • Her yıl ve düzenli ürün elde edilir.
  • Ağaçlar dikimin ilk yıllarında meyveye yatarlar.
  • Budama, seyreltme ve diğer kültürel işlemler hem çok kolay, hem de çok ekonomik olur, maliyet azalır.
  • Hastalık ve zararlılarla mücadele daha kolay , etkili ve ucuz olur.
  • Meyve iriliği ve rengi yönünden mütecanis ve kaliteli ürün elde edilir. Bunun sonucu meyvenin pazarlama değeri artar.
  • Birim alana daha fazla ağaç dikilir, bu yüzden birim alandan alınan ürün miktarı da artar.
  • Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde yapılan bir araştırmada, normal standart eski tip meyvecilik ile bodur anaç üzerine aşılanan golden delicious ve starking delicious elma çeşitlerinde ilk dikim yılından 8 yıl sonra elde edilen meyvelerin verim indekslerinde çeşitli dikim aralıkları dikkate alınarak bodur anaçlardan çeşide göre 3.0 ile 5.0 kat fazla ürün elde edildiği anlaşılmıştır.
  • Bunun en önemli nedeni bodur anaçların sık dikimi ile birim alandan daha fazla ürün ile çok erken yaşlarda verime yatması ve kısa zamanda ekonomik meyve tutumuna erişmesidir.
  • Aynı araştırmada çöğür anaçlarının ekonomik etkisi 1.0 olarak kabul edildiğinde bodur anaçlarda ekonomik etki starkinglerde 11.5 goldenler de 3.5 olmuştur.

Saksılı Meyve Ağaçlarında Sulama Uygulamaları

            Saksılı meyve ağaçlarının sulama uygulamalarında toprak nemi el ile kontrol edilerek gerektiği kadar miktarda suyun bitkilere verilmesi en doğru yoldur. Bitkinin dikili olduğu saksı içerisinden yaklaşık 50-10 cm’den alınan toprak el ile sıkıldığında bir bütün halinde köfte gibi kalıyorsa yetiştirme ortamının nem içeriğinin yeterli olduğu söylenebilir.

Eğer toprak elde dağılıyorsa bitkiye su verilmesi gereklidir. Saksının bulunduğu yere bağlı olarak haftada 2 kez bitkilere yukarıda açıklanan koşulları sağlayacak kadar suyun verilmesi uygun olacaktır.

Saksı yetiştiriciliğinde mutlaka saksı altlarında bulunan deliklerin açık olmasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle belli aralıklarla fazla suyun drenajının sağlanması için toprağın kabartılması ve deliklerin kontrolünün yapılması önemlidir.

Saksılı Bodur Meyve Fidanlarının Avantajları

  • Bakkonda terasda saksıda meyve ağacı yetişir.
  • Bahçede toprağa dikilebilir. 
  • 2 yaşından itibaren birinci sene tadımlık , ilerliyen senelerde doyumluk miktarda meyve hasat edilir. 
  • Bahçe dikiminde sadece plastik saksı çıkartılarak, toprağı ile birlikde bahçeye dikimi yapılır.

 

KİRAZIN FAYDALARI

  • A, C ve B vitaminleri ile potasyum, magnezyum, sodyum, kireç, çinko ve demir mineralleri bulunan kiraz, sulu ve şekerli bir meyvedir.
  • Vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır.
  • İdrar söktürücüdür.
  • Kabızlığa iyi gelir.
  • İshali ise keser.
  • Böbreklerin etkili bir şekilde çalışmasına yardım eder.
  • Böbreklerdekum ve taşların oluşumunu önler. Böbrek kumu ve taşı varsa döker.
  • Kanı temizler ve sivilce gibi cilt sorunlarını önler.
  • Kolesterolü ve kan şekerini düşürür.
  • Damar sertliğine, romatizma, gut hastalığı ve dizanteriye iyi gelir.
  • Sinirleri kuvvetlendirir.
  • Ayrıca kirazın bir diğerözelliği de çok iyi bir ağrı kesici ve ateş düşürücü olmasıdır.

 

KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Teknik Bilgiler

Kiraz(Prunus avium L.) Rosaceae familyasındandır. Kirazın anavatanı Hazar Denizi ile Karadeniz arasındaki bölgedir. Bu açıdan ülkemiz de kirazın orjin merkezlerinden biridir.
Dünyada geniş bir yayılma alanına sahip kiraz üretiminde, Türkiye ön sıralarda yer almaktadır.

Kiraz ılıman iklim meyveleri arasında meyvelerini en erken olgunlaştıran bir meyvedir. Geliştirilen çeşitlerle kiraz üretimi çok erkenden çok geçe kadar geniş bir yetiştirme dönemine sahiptir. Bunun yanı sıra son yıllarda yayılan ve benimsenen, özellikle Gisela anaçları sayesinde elde edilen bodur ve yarı bodur ağaçlar ve bahçe sistemleri kiraz yetiştiriciliğine yeni bir anlayış getirmiştir.

Kiraz Üretiminde Anaçlar

Kuş Kirazı: Kuvvetli bir anaçtır, meyveye geç yatar. Kültür çeşitleri ile aşı uyuşması iyidir.Kuş kirazına aşılı çeşitlerde verim 7-8 yıldan itibaren başlar. Daha çok tohumla çoğaltılır.
İdris (Mahlep): Mahlep üzerine aşılı kirazlar fazla büyümez, erken meyveye yatar. Yarı bodur bir anaç olarak söylenebilir. İlk verim 4-5 yaşlarında olup, ağaçların ömrü 15-30 yıldır Soğuklara dayanıklılığı fazladır. Fidan yetiştiriciliğinde kiraz çeşitleriyle uyuşması iyi olduğundan sarı mahlep kullanılmaktadır.

En Yaygın Klon Anaçları: Avrupa’da en yaygın olarak kullanılan anaçlar Gisela5 –Gisela6 ile özellikle İsviçre’de yaygınlaşan Maxma 14 anaçlarıdır.
 

Bodur anaçlar üzerine aşılandıkları çeşitler daha küçük ağaçlar oluştururlar. Daha erken yıllarda meyve üretimine başlarlar Üretimlerde kalite ve verim düzeyi yükselir.Üretim masrafları daha az, teknik işlemler daha kolaydır.

İklim İstekleri

Kiraz ağaçları iklim bakımından sıcak bir büyüme sezonu, kış mevsiminde belli bir süre dinlenme ve yağmursuz bir hasat dönemine ihtiyaç duyar. Kışın dinlenme döneminde kiraz ağaçlarının gövde ve ana dalları -26,-28C ‘ye çiçek tomurcukları -2.4C’ye dayanabildiği halde çiçeklenme döneminde bu sınır -2C’dir.

Kiraz yetiştiriciliği kış soğuklarının -20,-25 derecenin altına sık sık düştüğü yerlerde yapılmamalıdır. İlkbaharın geç donları da kirazlarda zararlara sebep olabilir.Böyle yerlerde bahçeleri soğuğun oturup kalacağı çukur yerlerdense, soğuk havanın akıp gideceği yamaçlarda kurmak gerekir.

Kirazlarda çiçeklenme ve meyve teşekkülü zamanında havaların yağışlı gitmesi istenmez. Bu döllenmeyi olumsuz etkiler. Bunun yanında kirazlarda olgunlaşma ve hasat döneminde de meyve çatlamasına yol açtığından yağış, bu kültürün yetiştiriciliğinin en büyük sorunlarının başında gelmektedir. Buna önlem olarak, kiraz plantasyonlarının üzerinin kapatılması veya yağmur devamınca ağaçlara kalsiyum klorid ya da kalsiyum asetat’ın %1’lik çözeltileri püskürtülmelidir. Ancak uzun süren bir yağmur periyodunda bu işin ekonomik hesabının iyi yapılması gerekmektedir.

Toprak Yapısı

Kiraz yetiştiriciliğinden başarılı bir sonuç alınabilmesi için doğal drenajı iyi , kuzey rüzgarlarına kapalı, hafif topraklar seçilmelidir.

Toprak profili yeterli olmayan yamaç alanlardaki topraklar ile aşırı su tutan taban topraklar kiraz yetiştiriciliği için uygun olmayan alanlar olarak genelleştirilebilir.

Üretim Tekniği ve Bahçe Kurulması

Kiraz yetiştiriciliğinde (kendine kısır olduğundan) bahçe tesis ederken dikim planlamasının çok dikkatli yapılması gerekmektedir. Bu tavsiyeye uygun olarak her sıraya farklı bir çeşidin dikilmesi yanında, her 9 ağaca bir dölleyici düşecek şekilde de dikim yapılabilir.

Standart kiraz yetiştiriciliğinde en uygun dikim aralıkları 7x6 ,8x7 veya 8x8m’dir.Bodur kiraz yetiştiriciliğinde ise en uygun dikim aralıkları 2,5x5m veya 3x5m’dir.
Fidan dikimi genellikle sonbaharda yaprak dökümünden itibaren, ilkbaharda ağaçlara su yürümesine kadar geçen devrede yapılır. En uygun dönem, kışı yumuşak geçen yerlerde sonbaharda, kışı sert geçen yerlerde ise ilkbahardır.

Fidan dikilecek çukurların dikimden belirli bir süre önce açılmasında yarar vardır. Açılacak çukurların 30-40cm derinlikte ve 40cm çapta olması uygundur. Dikimden önce her fidan çukuruna 100gr. Triple süper fosfat ile 100gr amonyum sülfat ilave edilerek toprağa karıştırılmalıdır. Dikimi yapılacak olan fidanların söküm sırasında ezilen, yaralanan, kopan köklerinin sağlam noktasından budanması gerekir. Daha sonra bir kap içerisinde hazırlanan ilaçlı suya ( 100 litre suya 400gr Captan+100gr Benlate veya Carbendazim) fidan kökleri daldırılarak kök hastalıklarına karşı önlem alınır.

Açılmış olan çukurlar içerisine, çukur açılması sırasında çıkan toprakla bir kümbet yapılır ve fidan kökleri bu kümbet üzerine oturtulur. Fidan aşı noktası dikim tahtasının ortasına ve hakim rüzgara karşı olacak şekilde yerleştirilmelidir. Aşı noktası kesinlikle toprak altında kalmamalı, 5 parmak yukarıda olmalıdır. Toprağın üst yüzeyinden alınan 3-4 kürek kuru toprak çukurun dip kısmına konur. Kök ve çukur tamamen kuru toprakla doldurulur. Üzeri ayakla bastırılarak köklerin toprakla kaynaşması sağlanır. Bu şekilde dikilen fidanlara dikimden hemen sonra 20-25 litre can suyu verilir.

Budama

Ülkemizde kiraz ağaçlarında budama yapılamayacağı gibi bir görüş halen çoğu yörelerimizde devam etmektedir. Ancak kiraz fidanlarının birer ağaca dönüşmeden önce terbiye edilerek, ağaç dönemlerinde de bu çatının muhafazası için gerekli budamaların yapılması da önemlidir.

Kiraz ağaçlarına uygulanması gereken en ideal terbiye sisteminin Modifiye-Lider olduğu anlaşılmıştır.

Dikimin ilk yılında , ilkbaharda dikilen fidanlar aşı noktasından 70cm. yüksekte, lider olacak sürgüne bir gözün üzerinden az eğimli bir şekilde budama makasıyla kesilir.

Sonbahardaki fidan dikiminde ise aşırı rüzgar alan yerlerde iki kademeli tepe kesimi yapılır. Dikim yaptıktan sonra fidan aşı yerinden 100cm. yüksekte tepe kesimi yapılır. İkinci kademede ise ilkbaharda aşı gözünden 70 cm. yüksekte tepe kesimi yapılır. Tepesi kesilen fidanlara %2’lik Bordo Bulamacı bulanır. Bu uygulama, hem kesim noktasını hem de fidan üzerinde bulunan gözleri önemli ölçüde hastalıklara karşı koruyabilmektedir.

Dikimin ikinci yılında; ilk yan dal topraktan 40-50 cm. olmak üzere ortalama 4 yan dal seçilir. Seçilen yan dallar arasındaki mesafenin 20cm olması idealdir.

Dikimin ikinci yılında 4 ana çatı oluşturulamaz ise, üçüncü yılda bu tamamlama yapılabilir. Oluşan bu dört yan daldan sonra, lider durumundaki üst dal kısaltılabilir. Ancak liderin boyu yetersiz ise dokunulmaz. Çatı ve lider dal teşekkül ettikten sonra, ağaçlar çiçeğe yatıncaya kadar az budanmalıdır.

Terbiye işleminin bitmesinden ve ağacın tacının, çatallaşmanın tamamlanmasından sonra, meyveli ağaç bakımı yapılır.

Gübreleme

Gübreleme, toprakta eksikliği tahlillerle bilinen bitki besin elementlerinin takviyesidir. Önceleri yapılan yanlış gübrelemeler veya besin kilitlenmesi olaylarından kaynaklanan ve toprakta varlığı tahlillerle bilindiği halde ağaçta eksikliği görülen elementler mevcut olabilir. Bunun önlenebilmesi için gübrelemede;
1- Kullanılacak gübre amaca uygun olmalıdır.
2- Bitkinin ihtiyacı kadar gübre verilmelidir.
3- Gübre usulüne uygun verilmelidir.
4- Gübre uygun zamanda verilmelidir.
5- Toprağın yapısı
6- Ağaçların yaşı
7- Sulama miktarı ve sulama şekli
8- Bitkilerin verim miktarı
9- Anacın cinsi
10- Ağaçların gelişme durumları
11- Ahır gübresi uygulamaları, vb

Gübreleme; sulama, budama ve toprak özellikleri ile çok değişse de ölçü olarak 1 yıllık sürgünlerin uzunluğu bir fikir oluşturmalıdır. Şöyle ki meyveye yatmamış ağaçlarda 60-90 cm. arasındaki sürgünler gelişmenin olumlu seyrettiğini gösterir. Sürgünler 90 cm.den fazla ise gereksiz azot uygulamasına veya fazla sulamaya bağlıdır.Sürgünler 60 cm. den kısa ise su ve azot noksanlığındandır.

Yetişkin kiraz ağaçlarında 40-60 cm. arasında sürgünler var ise gelişme normaldir. Sürgünler bu ölçülerden kısa ise yeterli beslenme yoktur. Dekara 2-3 ton ahır gübrelemesi uygundur. Verimdeki bir ağaca ortalama değer olarak her yıl, 2-3 kg. Amonyum Sülfat, 1 kg. Triple Süper Fosfat , 1 kg.. Potasyum verilmelidir. Verilme zamanı olarak fosforlu ve potasyumlu gübreler bölgesel iklim ve alışkanlıklara göre sonbahar veya erken ilkbaharda, azot uygulamaları ise erken ilkbaharda birinci dilimi, çiçek dökümünden sonra ikinci dilim ve hasattan sonra üçüncü dilim uygulanır. Ağaçlarda gübreleme ; İz düşümü gübrelemesi ve bant sistemi gübrelemesi şeklinde uygulanır.

Meyve akması ve çatlamasına karşı toprak tarımsal kireç ile kireçlenmelidir.

Sulama

Sulama; diğer tarımsal faaliyetlerde olduğu gibi etkinliği artıran ve günümüz iklim
koşullarında mutlaka gerekli olan bir uygulamadır. Sulama uygulamasının önemi kadar bir
sulamada verilmesi gerekli olan su miktarı ve sulama zamanının iyi belirlenmesi gerekir.

Meyve yetiştiriciliğinde kontrollü su uygulaması meyve verim ve kalitesine büyük
ölçüde etki eder.

Kontrollü su uygulamaları modern sulama yöntemleri ile mümkündür. Bu yöntemlerin başında damla ve mini yağmurlama sulama yöntemleri gelmektedir. Damlama sulama yönteminde her ağaç arasına yerleştirilen ve lateral adı verilen, üzerinde damlatıcıların yer aldığı borularla sulama yapılmaktadır. Mini yağmurlama sulama yönteminde ise ağaç arasına yerleştirilen lateral borular üzerine konulan her ağaç için bir adet mini yağmurlama başlığı ile sulama yapılabilmektedir.

Bodur kiraz yetiştiriciliğinde yöntemlerden her ikisi de kullanılabilir. Ancak yöntem seçiminde bitkinin sıra üzerindeki aralığı, su kaynağının debisi, içindeki çözünmüş maddelerin miktarı ve toprağın bünyesi etkilidir. Unutulmaması gereken en önemli koşul ağacın gölgelediği alanın yani kök bölgesinin tamamına yakınının ıslatılmasıdır. Hangi sistemle sulama yapılırsa yapılsın bitkinin su ihtiyacı ilk 1-2 yıl tam karşılanmalıdır.

Sulama yaparken özellikle aşırı sulamadan kaçınmak gerekir. Aşırı sulamalarda besin maddeleri kök bölgesinden yıkandığı gibi sürgün gelişimi fazla olur ve meyve gözü oluşumları azalır. Bunun yanında ağır bünyeli toprakların su tutma kapasiteleri fazla olacağından, çok geçirgen topraklarda sulama aralıkları ve uygulanan su miktarları fazla olur.

Ayrıca yapılan araştırmalara göre özellikle çiçek döneminde sulama yapılmaması ve meyve bağlamadan sonra bitkiye su verilmesi önerilmektedir. Eğer meyve bağlamadan sonra ağaçta bir su stresi yaşanırsa meyve kalitesi büyük ölçüde azalır ve küçük kalır. Ancak meyvede istenen tat ve aromanın korunması amacıyla hasada yakın zamanda sulamalara ara verilmelidir.

Açık Köklü Fidan Bakımı ve  Sulama Uygulamaları

Sulama bodur-yarıbodur fidan dikiminde can suyu ile başlamalı , ve ağacın tüm yaşamı boyunca bahar mevsiminden başlayıp sonbahar mevsimine kadar devam etmelidir. Fidan dikiminde 20-25 lt can suyu yağmur yağsa bile mutlaka verilmelidir.

Sulama, gübreleme gibi diğer tarımsal uygulamaların etkinliğini artıran ve günümüz iklim koşullarında zorunlu olan bir uygulamadır. Yapılan sulama uygulaması kadar bir sulamada verilmesi gerekli olan su miktarı ve sulama zamanının iyi belirlenmemesi durumunda sulamadan beklenen faydanın elde edilmesi mümkün değildir. Meyve yetiştiriciliğinde kontrollü su uygulanması meyve verim ve kalitesine büyük ölçüde etki eder. Sulama yapılırken suyun ağacın kök boğazında birikmemesine özen gösterilmelidir. Bu şekildeki su birikimleri mantari ve çürükçül etmenlerin faaliyetlerini hızlandırır ve bitkiler hasta olabilir.

Kontrollü su uygulamaları geliştirilen modern sulama yöntemleri ile mümkündür. Bu yöntemlerin başında damla ve mini yağmurlama sulama yöntemleri gelmektedir. Damla sulama yönteminde her ağaç sırasına yerleştirilen ve lateral adı verilen, üzerinde damlatıcıların yer aldığı borularla sulama yapılamaktadır. Mini yağmurlama sulama yönteminde de damla sulama yöntemine benzer biçimde ağaç sırasına yerleştirilen lateral borular üzerine konulan her ağaç için bir yada iki ağaç için bir adet mini yağmurlama başlığı ile sulama yapılabilmektedir.

Bodur-Yarıbodur meyve yetiştiriciliğinde değinilen yöntemlerden her ikisi de kullanılabilir. Ancak yöntem seçiminde bitkinin sıra üzerindeki aralığı, su kaynağının debisi, içindeki çözünmüş ya da askıdaki maddelerin miktarı ve toprağın bünyesi(hafif toprak,ağır toprak) etkilidir. Unutulmaması gereken en önemli koşul ağacın gölgelediği alanın yani kök bölgesinin tamamına yakının ıslatılmasıdır. Ayrıca yapılan araştırmalara göre özellikle çiçek döneminde sulama yapılmaması ve meyve bağlamanın ardından bitkide hiç su stresi yaratılmaması önerilmektedir. Meyve bağlamanın ardından oluşacak su stresi sonucunda meyve kalitesi büyük ölçüde azalır. Ancak meyvede istenen tat ve aromanın korunması amacıyla hasada yakın zamanda sulamalara hava koşulları ve toprağın yapısına bağlı olarak ara verilebilir.

FİDAN DİKİMİNDE DİKKAT EDİLECEK KONULAR

  1. Çıplak köklü alınan fidanların kök bölgesi dikimden önce 10 saat su içerisinde bekletilmesi tavsiye edilir.
  2. Fidanlar hemen dikilemeyecekse kökler hava almayacak şekilde kum havuzu içerisinde nemli ortamda dikim zamanına kadar bekletilebilir.
  3. Dikim esnasında kökler hava almasın diye toprak çok sıkıştırılır bu yanlıştır. 80 kg ortalama ağırlığa sahip birisi hafifçe kök bölgesini ayakla sıkıştırmalı, ardından 10 litre can suyu vermelidir.
  4. Fidanlarda aşı bölgesi toprak altında kalmayacak şekilde dikim yapılmalıdır.
  5. Aşağıdaki gübre uygulamaları yeni dikilen fidanlarda birinci yıl ve ikinci yıl uygulanacaktır.
  6. Aşağıda yazılı gübre miktarları mayıs- haziran – ağustos ayları içerisinde birer  defa uygulanacaktır.
  7. Uygulama fidanın kök boğazının 50 cm çapına yapılacaktır.
  8. Gübre uygulamasından sonra fidanların kök çevreleri çapa ile çapalanacak toprak karıştırılacaktır.
  9. Her uygulama sonrasında mutlaka iki vefa 3 gün arayla  sadece sulama yapılacaktır.
  10. Bu uygulama toprağa dikilen fidanlarda yapılacaktır.
  11. Toprak yapısına göre değişmekle beraber fidanlarda sulama, Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında haftada en az iki defa 10 lt olarak yapılmalıdır. (Bu durum toprak yapısına göre değişiklik gösterebilir)
  12. Saksı içerisindeki fidanlara uygulanmayacaktır.
  13. Cim alan içerisine dikilen fidanlarda çim bitkisinin su ihtiyacı fidanın su ihtiyacından çok fazladır ve fidana zarar verebilir. Bu nedenle fidanın 80 cm çapında çim ekili olmamalıdır
  14. Toprak daima otsuz olmalıdır. Fidan çevresi çapalanarak havalandırılmalıdır.

Çıplak köklü toprağa dikilen fidanlara uygulanacak gübre miktarları (saksı içerisindeki fidanlara uygulamayınız)

  • Amonyum sülfat: 10g
  • Potasyum Nitrat:15 g
  • Fosforik Asit: 5 cc
  • Demir Sülfat: 10 g
  • Çinko Sülfat: 10 g
  • Humik Asit (10 gr). Topraktan Uygulama Yapılacaktır.

 

Yorum Yap

Adınız:


Yorumunuz: Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü           İyi

Doğrulama kodunu giriniz:



Arishan Tarım © 2014
Altyapı: OpenCart-TR